Suat Günsel, bir köyde ormancı bir ailenin oğlu olarak doğdu.
ODTÜ’de fizik eğitiminin ardından kamuda işe başladı. Kısa bir süre sonra bu
işten ayrılarak 1978 yılında “Başarı” adında kendi dershanesini kurdu. Bu onun
eğitim sektöründe attığı ilk adımdı.
1989 yılında babasından kalan apartmanı
ipotek ettirerek Yakın Doğu Üniversitesi’ni (YDÜ) kurdu. Üniversite onun sadece
hayallerini gerçekleştirmekle kalmadı, Forbes Dergisi “En Zengin Türkler–2006”
listesinde 1.1 milyar dolarla 17. sırada yer almasını sağladı.
Çöplük üzerine
dünyanın sayılı üniversitelerinden birini inşa eden Suat Günsel, kuruluştaki
zorlukları şöyle anlatıyor: “O araziden 50 kamyon çöp taşıdık. Bir tane bile
ağaç yoktu, Ada’nın (KKTC) en çorak tepesiydi, bugün bir orman
kurduk.”
Üniversitenin, ayrıca 15 bin metrekarelik kapalı alan üzerine kurulu
bir de “Büyük Kütüphane”si var. Hayallerini gerçekleştirmek konusunda iddialı
olan Suat Günsel, adı gibi büyük olan kütüphanenin kuruluş öyküsü hakkında ise
şöyle diyor:
“Ortaokulda tarih öğretmenimiz İskenderiye Kütüphanesi’nin
yakıldığını anlatmıştı. O gün yüreğim ağladı. Üniversite bana bu kütüphaneyi
kurma olanağı sağladı.”
(M.S. 391’de İskenderiye’de çıkan ayaklanmanın
nedenini dönemin Bizans imparatoru I. Theodosius’un İskenderiye Kütüphanesi
olarak görmesi sonucu, kütüphanedeki tüm eserler hamamlarda
yakılmıştır.)
Durağanlık bize bir şey sağlamaz… Hareket, her zaman bizi
hedefe ulaştırmasa da o yolda çabalamanın haklı gururunu yaşatır.
Temel:
“Amma da hızlı örüyorsun!”
Fadime:
“Hızlı davranmak zorundayım... Yün bitmeden kazağı örmem
gerekiyor.”
Düşlerinizi gerçekleştirmek için hiçbir şey yapmadan öylece
oturmak, ağır bir sorumluluk altına sokar insanı; yaşamı ıskalamanın
sorumluluğuna.
Sahip olmak istediğiniz her neyse, düşlerini kurduğunuz hangi
arzunuzsa bunu elde edebilirsiniz. Yeter ki onları elde etmek için küçük bir
adım atın ve büyük hayalinize ardı ardına atacağınız diğer adımlarla
kavuşun.
Bazen iyi bir plan için elde yeterli veri yoksa da hedefe ulaşmak
için harekete hemen geçmek gerekebilir. O zaman hareket devam ederken kendi
içinde düzenlemeler yapılır; “Kervan yolda düzelir” atasözü tam da bunu
anlatır.
Bugün hayallerinize ulaşmak için ne yaptınız?
Eğer bir şey
yapmıyorsanız onların kendiliğinden gerçekleşeceğini mi umuyorsunuz?
Bu,
yaşamınızı rüzgârda savrulan bir yapraktan farksız kılar. Siz bir yere hareket
etmiyorsunuz, yönlendiriliyorsunuzdur. Teknoloji ile açıklanacak olsa insan, son
derece ileri özelliklerle donatılmış harika bir yapıt olarak sunulurdu. Bu
muhteşem eser, yani siz, daha fazlasını hak ediyorsunuz.
Hayallerinizi
başkası gerçekleştirmeyecek, bunu yapacak olan sizlersiniz… O halde kıpırdayın;
harekete, şimdi geçin ve gerekeni yapın.
Yaşamı kenardan izlemek oturduğu
yerden bir müziğe tempo tutmaya benzer. Oynamak istiyorsunuzdur ancak sahneye
çıkmaya cesaretiniz yoktur. Dans etmek istiyorsanız ayağa kalkıp sahneye
çıkmalısınız ki, son nefesinizi verirken yüreğinizin derinliklerinde,
isteklerinizi yapamamanın burukluğu kalmasın.
“İnsanların çoğu, mezarlarına müziklerini hâlâ içlerinde
taşıyarak giderler.”
Oliver Wendell Holmes (1809-1894)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder