9 Ocak 2018 Salı

BÜYÜK KÜTÜPHANE

Suat Günsel, bir köyde ormancı bir ailenin oğlu olarak doğdu. ODTÜ’de fizik eğitiminin ardından kamuda işe başladı. Kısa bir süre sonra bu işten ayrılarak 1978 yılında “Başarı” adında kendi dershanesini kurdu. Bu onun eğitim sektöründe attığı ilk adımdı.

1989 yılında babasından kalan apartmanı ipotek ettirerek Yakın Doğu Üniversitesi’ni (YDÜ) kurdu. Üniversite onun sadece hayallerini gerçekleştirmekle kalmadı, Forbes Dergisi “En Zengin Türkler–2006” listesinde 1.1 milyar dolarla 17. sırada yer almasını sağladı.

Çöplük üzerine dünyanın sayılı üniversitelerinden birini inşa eden Suat Günsel, kuruluştaki zorlukları şöyle anlatıyor: “O araziden 50 kamyon çöp taşıdık. Bir tane bile ağaç yoktu, Ada’nın (KKTC) en çorak tepesiydi, bugün bir orman kurduk.”

Üniversitenin, ayrıca 15 bin metrekarelik kapalı alan üzerine kurulu bir de “Büyük Kütüphane”si var. Hayallerini gerçekleştirmek konusunda iddialı olan Suat Günsel, adı gibi büyük olan kütüphanenin kuruluş öyküsü hakkında ise şöyle diyor:
“Ortaokulda tarih öğretmenimiz İskenderiye Kütüphanesi’nin yakıldığını anlatmıştı. O gün yüreğim ağladı. Üniversite bana bu kütüphaneyi kurma olanağı sağladı.”

(M.S. 391’de İskenderiye’de çıkan ayaklanmanın nedenini dönemin Bizans imparatoru I. Theodosius’un İskenderiye Kütüphanesi olarak görmesi sonucu, kütüphanedeki tüm eserler hamamlarda yakılmıştır.)

Durağanlık bize bir şey sağlamaz… Hareket, her zaman bizi hedefe ulaştırmasa da o yolda çabalamanın haklı gururunu yaşatır.
Temel: 

 “Amma da hızlı örüyorsun!”
Fadime: 
“Hızlı davranmak zorundayım... Yün bitmeden kazağı örmem gerekiyor.”

Düşlerinizi gerçekleştirmek için hiçbir şey yapmadan öylece oturmak, ağır bir sorumluluk altına sokar insanı; yaşamı ıskalamanın sorumluluğuna.

Sahip olmak istediğiniz her neyse, düşlerini kurduğunuz hangi arzunuzsa bunu elde edebilirsiniz. Yeter ki onları elde etmek için küçük bir adım atın ve büyük hayalinize ardı ardına atacağınız diğer adımlarla kavuşun.

Bazen iyi bir plan için elde yeterli veri yoksa da hedefe ulaşmak için harekete hemen geçmek gerekebilir. O zaman hareket devam ederken kendi içinde düzenlemeler yapılır; “Kervan yolda düzelir” atasözü tam da bunu anlatır.

Bugün hayallerinize ulaşmak için ne yaptınız? 
Eğer bir şey yapmıyorsanız onların kendiliğinden gerçekleşeceğini mi umuyorsunuz?

Bu, yaşamınızı rüzgârda savrulan bir yapraktan farksız kılar. Siz bir yere hareket etmiyorsunuz, yönlendiriliyorsunuzdur. Teknoloji ile açıklanacak olsa insan, son derece ileri özelliklerle donatılmış harika bir yapıt olarak sunulurdu. Bu muhteşem eser, yani siz, daha fazlasını hak ediyorsunuz.

Hayallerinizi başkası gerçekleştirmeyecek, bunu yapacak olan sizlersiniz… O halde kıpırdayın; harekete, şimdi geçin ve gerekeni yapın.

Yaşamı kenardan izlemek oturduğu yerden bir müziğe tempo tutmaya benzer. Oynamak istiyorsunuzdur ancak sahneye çıkmaya cesaretiniz yoktur. Dans etmek istiyorsanız ayağa kalkıp sahneye çıkmalısınız ki, son nefesinizi verirken yüreğinizin derinliklerinde, isteklerinizi yapamamanın burukluğu kalmasın.

“İnsanların çoğu, mezarlarına müziklerini hâlâ içlerinde taşıyarak giderler.”
Oliver Wendell Holmes (1809-1894)

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder